SAIRANE
Konular tüm güncelliğiyle devam ediyor ve bu alanda en sevdiğim blog seninki arkadaşım ve bunu yürekten söylüyorum
şifalı bitkiler-hangi hastalığa hangi bitki-mucize bitkiler-cilt bakimi-guzellik-zayıflama-diyet-dogal tedavi yontemleri,kanser ve kanser tedavisi hakkında merak ettikleriniz
Recent PostsPatlayacak gibi hissediyorum, karnım hamile gibi oldu şikayetleri ile gelen o kadar çok danışan var ki... Bu da beni karın şişkinliği konusuyla ilgili çözüm aramaya, araştırmaya fazlasıyla yönlendiriyor. Danışanların çoğu kilo ka...
idrar söktürür, gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite iyi gelir, sarılık ve karaciğer enzimlerini düzenlemede kullanılır. Uykusuzluğu ve sinir sistemini düzenler. Saç dökülmesi ve kepeğe karşı faydalıdı...
İdrar söktürücü, iştah açıcı, mide ağrısı, boğaz iltihabı, saç dökülmesinde ve kandaki şeker miktarının düşürülmesinde, deri hastalıklarında, selülit tedavisinde, ayrıca romatizma ve kramplarda da kullanılmaktadır. Egzam...
Şişkinlik ve gaz giderici,iştah açıcı,gaz söktürücü,selülit tedavisinde ve uyku verici olarak kullanılır.Çocuklarda karın ve topuk bölgelerine seyreltilerek sürülür. Dahilen, günde 2-10 damla bir şeker parçasının üzerine daml...
Özellikle yeni bebeÄŸi olan çiftlerin doÄŸum haftası karşılaÅŸtıkları bir sorun yeni doÄŸan sarılığı.Yeni doÄŸan Bebeklerin hemen hemen hepsinde karşılaşılan bir durum.Sizin bebeÄŸinizdede yeni doÄŸan sarılıÄ...
Vajinal akıntılar kadınların doktora en sık başvurduğu hastalık şikayetidir.Vajina normal olarak nemli bir yapıya sahiptir.Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar bu nemliliği...
This blog is currently rated a 3.67 out of a possible 5 based on 3 comments.
SAIRANEKonular tüm güncelliğiyle devam ediyor ve bu alanda en sevdiğim blog seninki arkadaşım ve bunu yürekten söylüyorum
berke mertmerhaba arkadaşım.blogun çok güzel.selamlar
egitim-saglık-beslenme-ozel gunler-kutlama-yasam konularinda paylasim
Besinler, beslenme ve saÄŸlıklı yaÅŸam hakkında merak edilenlere güvenilir v…
para saglik ask bilgisayar uzerine yazilmis bir blog
KARACİĞER SİROZU HEPATİTLER VE KARACİĞER HASTALIKLARI
Tedavi Edilebilen Bir Hastalıktır…
www.kanserhastaligi.com iletisim@kevserlokmanhekim.com
0326 413 01 77 - 0532 631 86 79
0555 347 62 53 - 0542 215 54 72
Karaciğerin İşlevleri ve Mikroanatomik Yapısı
Karaciğerin işlevleri şöyle sıralanabilir:
• Besinlerdeki karbonhidratların, lipidlerin, proteinlerin ve vitaminlerin işlenmeleri,
• portal dolaşımdaki parçacıkların fagositozu,
• serum proteinlerinin üretimi,
• kandaki metabolitlerin biyodönüşümlerinin sağlanması,
• endojen atıkların ve bazı eksojen zararlıların detoksifikasyonu,
• safra üretimi.
Karaciğer hastalıklarının bu organı morfolojik olarak nasıl etkilediğinin anlaşılması için, mikroanatomik yapının anımsanması gerekir. Hepatik asinüs modeli; kanın arteriyel ve portal venöz damarlar ile karaciğer parankimine ulaşıp, kordonlar biçiminde dizilen hepatositlerce işlendikten sonra (v. hepatica'nın başlangıcı olarak düşünülebilecek) terminal hepatik venüllere (lobüler modele göre vena centralis olarak adlandırılırlar) dökülmesi temel alınarak oluşturulmuştur. Bu model, hepatositleri, bol oksijenli kandan yararlanma derecelerine göre üç alanda gruplar: En iyi kanlanan periportal kısım "alan 1", en az kanlanan perivenüler kısım "alan 3" olarak adlandırılır. İskemik olaylardan en çok 3 üncü alandaki hepatositlerin etkilenmeleri bu modelle kolayca açıklanabilmektedir. Safra akımı, kabaca, kan akımının tersi yolu izleyerek (alan 3'den alan 1'e doğru) karaciğer parankimini portal alanlardan terk eder.
Karaciğer parankimi belli işlevleri üstlenmiş kesin sınırlarla ayrılan bölümler içermez; her hepatosit karaciğere ait her işlevi yerine getirebilir. Ancak; alan 1'deki hepatositler daha çok glukoneogenesis, yağ asidi oksidasyonu, amino asit parçalanması, kolesterol üretimi ve safra asidi sekresyonu ile ilgili görevler üstlenirken; alan 3'teki hepatositler glikoliz, lipogenesis, detoksifikasyon gibi işlevlere ağırlık verir. Karaciğerdeki hücrelerin %65'ini, karaciğer hacminin %80'ini hepatositler oluşturur. Parankimde, hepatositlerin dışında Kupffer hücreleri (sinusoidal makrofajlar) ve perisinusoidal yıldızsı hücreler (Ito hücreleri) bulunur.
Karaciğer; büyük damarlarının ve ana safra dallanma biçimine göre segmentlere ayrılır. Bunlar hemen yalnızca cerrahi açıdan önemlidir.
Sayfa başına dön!
Karaciğer Hastalıklarının Sık Görülen Nedenleri
Viral enfeksiyonlar
Hepatotropizm gösteren bazı virüsler akut veya kronik hepatite yol açabilirler. Kronik hepatit, siroza dönüşebilen bir karaciğer hastalığıdır. Virüslerin neden olabileceği tablolar arasında ölümcül bir kanser olan hepatosellüler karsinoma da sayılabilir. Dünya ölçeğinde düşünüldüğünde, karaciğerin en önemli hastalığı viral enfeksiyonlarıdır.
İlaçlar ve toksinler
İlaçların metabolizmasında ve genel olarak detoksifikasyonda önemli rolü olan karaciğer, toksik zedelenmeler için özellikle risk altındadır. Hepatotoksik olduğu bilinen etkenler dışında, çoğu insanda zedelenme nedeni olmayan maddeler de zaman zaman idiyosinkrazik zedelenmelere yol açabilmektedir. Bunlar arasında sık kullanılan ilaçlar da bulunabilir.
Safra yolu lezyonları
Safra yolunun daralmaları ve tıkanmaları, karaciğerin bakteriyel enfeksiyonlarına neden olabileceği gibi, safra akımının uzun süre engellendiği durumlarda siroz da meydana gelebilir. İskemik, otoimmün veya enfeksiyöz süreçler safra yollarının yıkımına neden olabilir.
Metabolizma Bozuklukları
Ağır beslenme bozuklukları ve doğumsal enzim eksiklikleri gibi nedenlerle karaciğer hücrelerinin normal işleyişi bozulabilir. Bu durumlarda, hepatositlerde anormal birikimler ortaya çıkabilir. Bunların doğumsal olanları depo hastalıkları başlığı altında incelenir.
Hipoksi
Birden fazla kaynaktan kan almasına rağmen, oksijen gereksiniminin yüksek olması nedeniyle karaciğer şok ve sistemik venöz konjesyon durumlarında zedelenebilir. Bu tür zedelenme, başlangıçta 3. alanda (perivenüler) belirgindir.
Tümörler
Karaciğerin primer tümörleri B ve C tipi hepatit virüsü enfeksiyonlarının yaygın olduğu ülkelerde sık görülür. Ülkemizde de bu durum söz konusudur. Karaciğer ayrıca, hemen her karsinomanın metastaz yapabildiği bir organdır; bu nedenle, metastatik tümörleri primer tümörlerinden çok daha sıktır.
Sayfa başına dön!
Karaciğer Hastalıklarının Klinik Görünümü
Hepatosellüler yetersizlik
Karaciğer dokusunun kendini yenileme yeteneği çok güçlüdür. Bu nedenle, geniş rezeksiyonlardan sonra bile, karaciğer işlevleri tümüyle normale dönebilir. Ancak, karaciğeri diffüz olarak etkileyen hastalıklarda, morfolojik olarak normal hepatositler sayıca çok fazla bile olsalar bir karaciğer yetmezliği tablosu görülebilir. Akut veya kronik olabilen bu durum ortaya çıktığında, karaciğer işlevlerinin %80-90 kadarını yitirmiş durumdadır. Karaciğer yetmezliğinin mortalitesi çok yüksektir (%70'den çok). Başlıca bulgular şunlardır:
Sarılık
Karaciğerin bilirubini kandan alma, konjuge etme ve safra yolları aracılığıyla bağırsağa atma işlevlerinin aksaması ile ilişkilidir. Skleraların sararması, genellikle serum bilirubin düzeyi 2.0 -2.5 mg/dl'yi geçtiğinde (normali 3 mg/dl
Bunların hiçbiri yoksa, evre I; biri varsa, evre II, ikisi varsa, evre III, üçü varsa, evre IV.
Hepatosellüler karsinomanın özel bir tipi olan fibrolamellar varyantta, fibriler kollagenöz bir stroma bulunur. Bu tümör, daha genç yaşlarda görülür, HBV ve HCV enfeksiyonları ile ilişkisizdir, prognozu diğer tiplerden daha iyidir.
Sayfa başına dön!
Kolanjiyosellüler karsinoma
Hepatosellüler karsinomaya göre çok daha seyrektir. Etiyolojisi ve patogenezi hepatosellüler karsinomadan farklıdır. Sirozla, HBV ve HCV enfeksiyonları ile ilşkisi gösterilmemiştir. Opistorchis sinensis isimli safra yolu paraziti ile oluşan enfeksiyonlar ve primer sklerozan kolanjit bu tümörün oluşması için risk faktörleridir. Gastrointestinal sistemdeki diğer adenokarsinomalara benzer histopatolojik özellikler gösterir. Desmoplastik bir stroma üzerinde, düzensiz glandüler yapılar oluşturan atipik epitel hücreleri izlenir. Epitel hücrelerinin sitoplazmalarında ve çevreledikleri lümenlerde müsin görülebilir. Safra görülmez. Kan yoluyla yaygın yayılım yapan bu tümörün de prognozu kötüdür; hastaların çoğu 6 ay içinde kaybedilir.
Diğer tümörler
Hemangiomalar, karaciğerin en sık görülen iyicil tümörleridir. Genellikle kavernöz yapıda ve kapsül altına yakın yerleşimli olurlar; diğer kitle lezyonlarından ayrılmaları gerekir.
Hepatoblastoma, sonunda "blastoma" eki bulunan diğer pek çok tümör gibi, çocukluk çağında görülür. Embriyonal karaciğer dokusunu taklit edebilen, sarkomatöz alanlar içerebilen malign bir tümördür; prognozu kötüdür. Angiosarkoma, histopatolojik olarak diğer doku ve organlarda görülenlerden farklı değildir. Yıllar önce kullanılan "Thorotrast" adlı bir radyolojik kontrast maddenin kullanımından yıllar sonra bu tümörün oluştuğu dikkati çekmiştir. Arsenik ve vinil klorid (monomer) ile de ilişkili olan ve kimyasal karsinogenezin dikkat çekici bir örneğini oluşturan bu tümör nadirdir. Yerel ve kan yoluyla yayılım hızla oluşur; hastalar 1 yıl içinde kaybedilir.
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...
SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE...
Geniş bilgi için iş veya cepten arayınız.
İş: 0326 413 01 77
GSM: 0532 631 86 79 - 0555 347 62 53 - 0542 215 54 72
SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE...
Posted: March 11th, 2009 | Report This Comment